Borçlu bir miras kaldığında ne yapılabilir?

Yakınınızın ölümünden sonra banka, vergi veya icra borcu ortaya çıktıysa, yalnız mallar değil borçlar da mirasın parçasıdır. Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca miras, ölümle birlikte yasal ve atanmış mirasçılara geçer. Borçların mallardan fazla olabileceğini düşünen mirasçı, ret süresini ve terekeye ilişkin davranışlarını gecikmeden değerlendirmelidir.

Mirasın reddi, yalnız borçlardan kurtulup malları elde tutma imkânı vermez. Ret kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Mirasçı, terekenin tamamı bakımından mirasçılık sıfatından çıkar. Borçların varlığı kesinleşmeden yapılan ödeme, satış veya devir gibi işlemler ise ret hakkını etkileyebilir. Bu yüzden terekenin aktif ve pasifleri birlikte ele alınmalıdır.

Gerçek ret ile hükmen ret arasındaki fark nedir?

Gerçek ret, mirasçının süresi içinde açık bir irade beyanında bulunmasıdır. Mirasçı, mirası kayıtsız ve şartsız reddettiğini sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı olarak bildirir. Bu yol için terekenin borca batık olduğunu kanıtlama zorunluluğu yoktur. Kişinin mirası istememesi yeterlidir.

Hükmen rette ise kanun, belirli şartlar varsa mirası reddedilmiş sayar. Miras bırakanın ödeme güçsüzlüğü ölüm tarihinde açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olmalıdır. Terekenin pasifi aktifinden fazlaysa borca batıklık söz konusu olabilir. Sadece bilinmeyen bir borcun sonradan ortaya çıkması, tek başına hükmen ret şartlarını oluşturmaz.

İki yolun usulü de farklıdır. Gerçek ret, hasımsız bir başvuruyla mirasın açıldığı yerdeki sulh hukuk mahkemesinde yapılır. Hükmen ret ise alacaklıya karşı savunma olarak ileri sürülebilir. Ayrı bir tespit davası açılırsa uyuşmazlık kural olarak asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Mirası reddetmek için üç aylık süre ne zaman başlar?

Gerçek ret için temel süre üç aydır. Yasal mirasçılar bakımından süre, miras bırakanın ölümünün öğrenildiği tarihte başlar. Mirasçılık sıfatının daha sonra öğrenildiği kanıtlanırsa başlangıç tarihi de buna göre belirlenebilir. Vasiyetnameyle atanmış mirasçı için süre, tasarrufun kendisine resmen bildirildiği tarihten itibaren işler.

Üç aylık süre hak düşürücü niteliktedir. Süre dolunca miras, kural olarak kayıtsız ve şartsız kazanılmış sayılır. Önemli sebepler varsa sulh hâkimi süreyi uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir. Ancak bu imkân kendiliğinden işlemez. Gecikmenin nedeni ve olayın özellikleri mahkemeye sunulmalıdır.

Hükmen ret, gerçek retteki üç aylık süreye bağlı değildir. Buna rağmen uzun süre beklemek ispatı zorlaştırabilir. Alacaklılar icra takibi başlatabilir veya mirasçı terekeye ilişkin işlemler yapabilir. Bu gelişmeler, borca batıklık iddiasının nasıl ileri sürüleceğini doğrudan etkiler.

Mirasın reddi başvurusu nereye ve nasıl yapılır?

Gerçek ret beyanı, miras bırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine yöneltilir. Beyan yazılı veya sözlü olabilir. Mahkeme, süresinde yapılan beyanı tutanağa geçirir ve özel kütüğe kaydeder. Ret iradesinin açık, kayıtsız ve şartsız olması gerekir. Mirasçının belirli bir borcu veya yalnız bazı malları reddetmesi mümkün değildir.

Başvuruda miras bırakanın kimliği, ölüm tarihi, başvuranın mirasçılık ilişkisi ve ret iradesi tereddüt yaratmayacak biçimde belirtilmelidir. Birden fazla mirasçı varsa her biri yönünden süre ve ret iradesi ayrı değerlendirilir. Küçükler ile kısıtlılar bakımından temsil, menfaat çatışması ve gerekebilecek izinler ayrıca incelenir.

Vekil aracılığıyla yapılacak işlemlerde vekâletnamenin ret yetkisini kapsaması gerekir. Başvurunun süresinde mahkemeye ulaşıp ulaşmadığı da belirleyicidir. Eksik belge veya yanlış hukuki nitelendirme riskine karşı ölüm ve öğrenme tarihlerini gösteren kayıtların baştan incelenmesi gerekir.

Hangi işlemler mirası reddetme hakkını ortadan kaldırabilir?

Mirasçı, ret süresi dolmadan terekenin olağan yönetimini aşan işlemler yaparsa ret hakkını kaybedebilir. Tereke malını satmak, kendisine devretmek veya mirasçı sıfatıyla kapsamlı tasarrufta bulunmak bu sonucu doğurabilir. Tereke mallarını gizleyen ya da kendisine mal eden kişi de mirası reddedemez.

Her işlem mirasın kabulü anlamına gelmez. Malları korumak, bozulmayı önlemek veya zorunlu giderleri karşılamak olağan yönetim kapsamında kalabilir. Mirasçılık belgesi istemek de tek başına her olayda kabul sayılmaz. İşlemin amacı, kapsamı ve üçüncü kişilerde oluşturduğu görünüm birlikte değerlendirilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2022 tarihli, 2020/241 Esas ve 2022/1515 Karar sayılı kararında somut olayın özellikleri esas alındı. Mirasçılar, bilmedikleri çok yüksek bir borca karşılık terekeden oldukça düşük bir değer elde etmişti. Kurul, bu işlemi o olayda borca batık terekenin benimsenmesi saymadı. Karar, her satışın etkisiz kalacağı anlamına gelmez. Değerler arasındaki fark, borcun bilinip bilinmediği ve mirasçının amacı birlikte incelenmiştir.

Terekenin borca batık olduğu nasıl kanıtlanır?

Hükmen ret incelemesi, miras bırakanın ölüm tarihindeki mali duruma göre yapılır. Taşınmazlar, araçlar, banka hesapları ve alacaklar terekenin aktifini oluşturur. Kredi, vergi, kefalet ve icra borçları ise pasifte yer alır. Sonradan oluşan değer değişiklikleri, ölüm tarihindeki tablonun yerine geçmez.

Ödeme güçsüzlüğü resmî bir aciz belgesi, iflas kaydı veya sonuçsuz icra takipleriyle ortaya çıkabilir. Bunların bulunmaması hükmen ret iddiasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Banka kayıtları, tapu ve araç kayıtları, vergi bilgileri, sosyal güvenlik kayıtları ve tanık anlatımları da değerlendirmeye alınabilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.05.2022 tarihli, 2019/719 Esas ve 2022/752 Karar sayılı kararına göre hükmen ret savunma yoluyla da ileri sürülebilir. Kurul, mahkemenin ölüm tarihindeki aktif ve pasifleri kapsamlı biçimde araştırması gerektiğini belirtti. Tapu müdürlükleri, bankalar, vergi daireleri ve diğer ilgili kurum kayıtları incelenmeden verilen kararı eksik araştırma nedeniyle bozdu.

Borçların kapsamı henüz bilinmiyorsa resmî defter tutulması da düşünülebilir. Bu talep, ret süresinin başlamasından itibaren bir ay içinde sulh hâkiminden istenir. Resmî defter, mirasın reddinden farklı bir kurumdur. Süresi ve doğuracağı seçim hakları ayrıca değerlendirilmelidir.

Miras reddedilince pay ve borçlar kime geçer?

Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse, paylaşım o kişi ölüm tarihinde hayatta değilmiş gibi yapılır. Reddeden kişinin payı çoğu durumda kendi altsoyuna geçebilir. Bu nedenle yalnız bir kişinin ret başvurusu, çocukların durumunu da etkileyebilir. Her mirasçı için süre, temsil ve ret ihtiyacı ayrı incelenmelidir.

En yakın yasal mirasçıların tamamı mirası reddederse tereke, sulh hukuk mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Borçlar ödendikten sonra değer kalırsa bu değer, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir. Altsoyun tamamının reddi hâlinde onların payının sağ kalan eşe geçmesine ilişkin özel kural da dikkate alınır.

Ret, miras bırakanın alacaklılarına karşı her durumda sınırsız koruma sağlamaz. Kanun, ölümden önce miras bırakandan alınan bazı değerler ve alacaklılara zarar verme amacı taşıyan retler için özel hükümler içerir. Mirasçının kendi alacaklıları da belirli şartlarda reddin iptalini isteyebilir. Bu ihtimaller, tereke kadar mirasçının mali durumunun da değerlendirilmesini gerektirir.

Sık Sorulan Sorular

Mirası reddetmek için borç bulunduğunu kanıtlamak gerekir mi?

Gerçek rette borç veya borca batıklık kanıtlanmaz. Mirasçının üç aylık süre içinde kayıtsız ve şartsız ret beyanında bulunması yeterlidir. Hükmen rette ise miras bırakanın ölüm tarihindeki ödeme güçsüzlüğü ve terekenin borca batıklığı incelenir.

Üç aylık süre geçtiyse miras artık reddedilemez mi?

Gerçek ret bakımından süre kural olarak sona erer. Önemli bir sebep varsa hâkimden sürenin uzatılması veya yeni süre verilmesi istenebilir. Tereke ölüm tarihinde açıkça borca batıksa, şartları bulunan hükmen ret iddiası üç aylık süreye bağlı değildir.

Mirası reddeden kişinin çocukları borçlardan sorumlu olur mu?

Tek bir yasal mirasçı reddettiğinde pay, o kişi ölüm tarihinde hayatta değilmiş gibi hak sahiplerine geçer. Bu nedenle çocuklar mirasçı hâline gelebilir. En yakın mirasçıların tamamının reddi ve altsoyun tamamının reddi içinse farklı kurallar uygulanır.

Mirasçılık belgesi almak mirası kabul etmek anlamına gelir mi?

Mirasçılık belgesi istemek tek başına her durumda mirasın kabulü sayılmaz. Ancak tereke mallarını satmak, gizlemek veya olağan yönetimi aşan tasarruflarda bulunmak ret hakkını ortadan kaldırabilir. Her işlem amacı ve kapsamıyla değerlendirilir.

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mirasın reddinin şartları, süresi ve sonuçları somut olayın özelliklerine göre değişebilir.
Yazar
Av. Mustafa Salih Koçer

Antalya Barosu · Mengi & Koçer Avukatlık Bürosu